SON EKLENEN YAZILARIM

KENDİMİZİ TANIMAK LAZIM

KENDİMİZİ TANIMAK LAZIM

mahmut selçuk

Şanlı tarihimizi hep söyleriz ama 10 padişah say desek sayamayız. Velev ki saysak onlar  ve hayatları hakkında çokta bir şey söyleyemeyiz. Maalesef  tarih kitapları da şu savaş şu tarihte …vb ifadelerle bilgi olarak akıp gider oysaki öyle güzel ve anlamlı ders niteliğinde hayat ve hikayeleri vardır ki o padişahların bunlara özel bir ilgi ve ders olmalı belki onların ruh dünyasını onların hayat tarzlarını anlamamız için bu gerekli.Bu sayede anlayabiliriz  600 yıl ve 3 kıtaya hükmedişin sırrını. Bunun içinde okumalı, okutmalı ve anlatmalıyız. Tarihsiz, kültürsüz ve sanatsız bir toplum robot gibidir ,ruhsuzdur pili bitince yok olmaya mahkumdur. Evvela Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarihini okumalıyız daha sonra Avrupa tarihi yeterli sanırım bu bize ve gelecek neslimize ciddi bir ufuk çizecektir.

Konu bu konuya girmişken padişahlarımızdan birkaçının dikkat çeken birkaç anektotunu size aktararak onları yad edelim biraz yakından tanıyalım,ilgi uyandıralım.

“Fatih Sultan Mehmet Han İstanbul’u fethetti ve ardından hocası Akşemsettin’in elini öperek derviş olmak istediğini ve hükümdarlığı bırakmak istediğini söyler. Ama hocası müsaade etmez.”

Padişah 2. Murat oğlu Sultan Mehmet’i  12 yaşında tahta geçirdi. Fakat hemen sonrasında büyük bir savaşı gören Fatih. Devlet için uygun olan şeyi istedi ve tahtı kendine bırakan babasına “Eğer padişah sen isen gel tahtına geç, yok eğer padişah ben isem emrediyorum gel ordunun başına geç “ diyerek büyüklüğünü gösterdi.

Fatih Sultan Mehmet Han, Arapça ve Farsça dahil 7 dil biliyordu ve bilimin dili olan  Latince’yi anadili olarak konuşuyordu. Hıristiyanlar İstanbul’un fethini dünyanın sonu olarak tanımladılar, bu denli büyük bir zafere imza attı. Dikey atılan topun mucidi olarak tarihe geçti. Sanata verdiği önem o kadar yüksekti ki dünyaca ünlü ressam İtalyan ressam Bellini’yi istanbul’a çağırıp kendi resmini yaptırmıştı. Osmanlı döneminin İlk kanunnameyi hazırlattı. 900bin kilometrekareyi 2 milyon km kare yaptı.14 suikast girişiminden sağ kurtuldu . İtalya’ya olması muhtemel 300bin kişilik sefer düzenlemeden önce vefat etti. Bu sefer İstanbul kuşatmasından fazla askerle yapılacaktı. Ölümünü duyan papa kutlama için 3 gün gece gündüz çan çaldırdı. Ömrü boyunca 2 imparatorluk ve 4 krallığa son verdi.

Yavuz Sultan Selim Han’dan da bir anekdot aktaralım. Yavuz Han Şehzadelik döneminde  İran’da Şah İsmail’in satrançta usta olduğunu duyar. Derviş nişanını göğsüne yaptırır hırka ile ecem topraklarına varır. İran’da bir handa kalır satranç oynar. Namı yayılır duyulur. Şah İsmail “O dervişi davet edin.” der ve satranç oynamak üzere çağrılır. “Sen misin o piyon olarak karşıma çıkan derviş.”der. Cevap olarak Yavuz Han “Bir piyon şahı yenebilir” der. İlk maçta kısa sürede mat olur yavuz. Şüphelenen Şah İsmail bir daha oynamak ister. Bu sefer şahı ezici bir şekilde kısa sürede mat eder.  Şah çok bozulur ve ona vurur. Bunu hazmedemez Yavuz Han ve sarayın kapısından çıkarken geriye döner şu efsane dizeyi söyleyerek kapıdan çıkar.

Sanma sakın herkesi sen sadıkâne yâr olur
Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyar olur
Sadıkâne belki ol âlemde serdar olur
Yâr olur ağyar olur serdar dildâr olur.

Bugünkü Türkçesiyle:

Şahım sen herkesi kendine sadık dost sanma
Sen herkesi dost sanma belki o düşmanın olur
Belki o kişi alemlerde sözü geçen olur
Dost olur düşman olur sözü geçen olur hükümdar olur.

Bu olayı unutmayan, şiirini hayata geçiren ve meşhur küpesini kulağına takan Yavuz Han yıllar sonra bunun intikamını  Çaldıran Savaşında acı bir şekilde Şah’tan alacaktır.

Burada iki hükümdardan birkaç anekdot alarak biraz farkındalık oluşturmak istedim. Kocaman bir milletin, devletin, imparatorluğun ve büyük bir tarihin ruhunu ve onu yazanları da öğrenmek gerekli. Bizi besleyip geleceğimizi inşa etmek ancak kendimizi tanımakla olacaktır.

Descargar musica